14 Eylül 2010 Salı

Afyonda Tarihsel ve Kültürel Çevre


Ören yerleri:1.Dinar Örenyeri:Eski adı:GELENEİ A,APAMEİA

Afyon-Denizli kara yolunun 90 km.deki buğünkü ilçe merkezinin oturduğu alanda yer almıştır.Kuruluşu kesin olarak bilinmemekle birlikte Truva savaşına katılan Ahiya preslerinden Celeneios'un savaş sonrasında İç Anadolu'ya gelerek yerleşmesiyle kurulmuş ve bu nedenle CELENEİA adını almıştır.Şehir daha sonra M.Ö.6.yüzyıldan itibaren önemli merkez olmuş ve büyümüştür.Bu dönemde genellikle Akropol kesiminde yerleşim olduğu dikkat çekmektedir.Daha sonraları Klasik,Hellenistik ve Roma dönemerinde daha da gelişerek şehir bu ğünkü yerleşim yerine doğru inmiş ve APAMEİA adını almıştır.Anıtsal yapılardan olan stadyum ve tiyatro kısmen özelliğini koruyarak kalmıştır.Bu dönemlerde şehir bir bakıma ticaret merkezi olmuş,dogu-batı arasındaki ilişkileri sağlayan Kral yoluda buradan geçmektedir.Bizans döneminde de kısmen özelliğini korumuş,Osmanlı döneminin son yıllarından itibaren bugümkü durumunu almıştır.

2.HİSAR KÖYÜ ÖRENYERLERİ:Eski adı AMORİUM

Emirdağ-Davulğa yolunun 13 km. de bulunan Hisar köyünün kuruluşu kesin olarak bilinmemekle beraber Frigler döneminden itibaren varlığı bilinmektedir.Klasik,Hellenistik,ve Roma dönemlerinde Pessimusla Orta ve Batı Anadolu'yu birbirine bağlayan önemli bir merkezdir.Bizans döneminde daha da önem kazanmış ve Amorium sülalesi diye bilinen Bizans İmparatorlarını çıkarmıştır.Arapların ve Türklerin yoğun saldırılarına uğramış ve sonuçta Türklerin eline geçmiştir.Şehir daha sonra terk edilmiş ve buğünkü köy kurulmuştur.1988 yılında Richard Harrison tarafından Oxford ünüversitesi adına kazıya başlamıştır.

3.DÖĞER-ÜÇLERKAYASI ÖRENYERLERİ:

İhsaniye ilçesine 7 km. ve 12 km.uzaklıklarında bulunan bu iki yerleşim yerleri Frigler döneminden beri yerleşim yerleridir.Aslan kaya,Kapıkaya 1,kapıkaya 2 Tanrıça Kybele adına yapılmış açık hava tapınağı özelliğinde kaya anıtlarıdır.Roma ve Bizans dönemine ait kaya mezar ve mezar odaları,yerleşim yerleri barınakları çevrede oldukca çok görülmektedir.Üçlerkayalığı,Nallıhan(Nallıkaya),Kırk merdiven,Asma Üçlerkayasında bulunan yerleşim yerleridir.Suluin,Memeç,Alaca,Urumkuş ve Döğer Kervansarayı Döğerde bulunmaktadır.buralarının önemli birer yerleşim merkezleri olduğu bilinmektedir.

GÖYNÜŞ VADİSİ ÖRENYERİ:

Afyon-Eskişehir kara yolunun 32 km.den sola doğru 1,5 km. daha gidilerek Hayran veli köyü sınırları içinde bulunan şimdiki adı KAYIHAN olan Kasabada bulunan Göymüş vadisine ulaşılır.Vadi Frigler döneminde önemli bir yerleşim merkezi olmuştur.M.Ö.6.yüzyıla ait kaya anıtlarından tanrıça kybele adına yapılmış açık hava tapınağı olan Maltaş ile Aslantaş ve Yılantaş mezar odaları bulunmaktadır.Ayrıca Frig ve Roma dönemlerine ait çok sayıda mezar oadları ile vadi girişinde bir kale vardır.

5.AYAZİN ÖRENYERİ:

Afyon-Eskişehir kara yolunun 27 km.sağa doğru4,7 km.daha giderek ulaşılan Ayazin kasabası,Frig döneminden beri yerleşim yeri olarak kullanıldığı bilinmektedir.Roma dönemine ait kaya mezar odaları(Aslanlı mezar odaları),Bizans dönemine ait kiliseler ve mezar odaları arazinin bu tür yerleşime elverişli olması nedeniyle kaya oyularak yapılmıştır.Özellikle kaya kilise iç ve dış mimari özelliği nedeniyle sanat tarihi açısından önemlidir.

18 Kasım 2009 Çarşamba

Afyon İli Tarihi

Coğrafik özelliği nedeniyle her dönemde bin kavşak noktası konumunda olan Afyon için .M.Ö. 3000 yıllarından itibaren 5000 yıllıkbir tarihi,kesintisiz olarak günümüze kadar korumuş olup bunu koruna gelmiş esrlerle izleyebilmekteyiz.
ESKİ TUNÇ ÇAĞI:M.Ö.3000-2000
İlimizde en eseki esr örnekleri bu dönemdedir.İlimiz sınırları içinde günümüzdeki hemen hemen her yerleşim yerinde bu döneme ait birer iz vardır ve ilimiz en yoğun bir yerleşim yaşamıştır.Ogünlerden günümüze kalan yerleşim yerleri olarak Höyükler kalmışlardır.İlimizin adını duyuran önemli höyüklerden biride Sandıklı İlçesi Kusura kasabası içindeki höyüktür.Bu höyükte 1935-37 yılları arsında İngiliz arkeoloğ Winifred LAMP kazı yapmıştır.Höyükte eski tunç çağı ve öncesine ait eserler bulunmuştur.İlimizin diğer önemli höyükleri Sandıklı Hisarı,İhsaniye Karacaahmet kasabası Koçaan Höyüğü,İhsaniye Yayla bağı Karaoğlan höyüğü,Başüyük köyü höyüğü,Merkez sipsin (Çağırbağ Kasabası ) höyüğü,Eğret (Anıtkaya Kasabası )höyüğü,Şuhut hisarı,Bolvadin Üçhöyükler,Çay Maltepe ve Uyanık höyükleri Sultan dağ Kerpiç yolu höyüğü,Emirdağ Mallıca Tez köy höyükleri olup daha yüzlerce höyük vardır.Höyükler dışında bir veya iki kültür tabakasından oluşan düz yerleşimler de vardır.Afyon Müze Müdürlüğünce Merkez Burhaniye köyü Kaklık mevkiinde 1983-84 yıllarında yapılan bir kazı ile Gazlığöl yakınlarında Yaylabağı Kasabası Karaoğlan höyüğünde 1990 yılında yapılan kazılar sonucunda bu tür yerleşimler bulunmuştur.Bu kazılar sonucunda taş temelli kerpiç duvarlı bir birine bitişik evler, surla çevrelenmiş bir konumda bulunmuşlardır.Halk tarımla ve hayvancılıla uğraşmakta,dokumacılık ve çömlekcilik yaparak kendi ihtiyaçlarını gidermektedir.Yerleşim yerlerinin hemen yanında ölülerini yakarak,normal veya küpler içine koyarak gömmüşlerdir.Tanrı olarak kadın biçimi heykellere tapınmışlardır.Ölülerin yanına kullandığı veya çok sevdiği eşyalarını koymuşlardır.bu dönemlerde ulaşım zor olduğu için bir birine yakın yerlerde ilişki kurmuşlardır.Hitit dönemi

10 Kasım 2009 Salı

Afyondaki Şehitliklerimiz II

ANIT KAYA (Eğret)ŞEHİTLİĞİ:
Anıtkaya kasabasında bulunmaktadır.28 Agustos 1922 muharebesinde 13 alay ve 20 alaylar Yunanlıların şiddetli ateşlerine yakanlanmışlardı.Bundan kurtulmak için altı hücüm yapan 13. Alay ve 20. Alay bu şiddetli ateş karşısında çok büyük kayıplar vermişlerdir.
Anıtkaya'nın I km. kuzey batısında 100 m. çapında ve 45 m. yükseklikteki bir höyükte kurulmuştur.Höyüğün sol tarafındaki eteğinde Kurtuluş savaşında 28 Ağustos günü 13. Alaydan şehit olanlar gümülmüşlerdir.

SU VERMEZ ŞEHİTLİĞİ:
Emirdağ ve Su Vermez Köyü yolu üzerindedir.İstiklal savaşı sırasında düşman uçaklarının açtığı ateş sonucu şehit olmuş iki er adına dikilmiştir.Güney cepheye konan bir levhada:İstiklal savaşı şehitleri 21 ekim 1921 Niğde Aksaray'dan meçhul er Alioğul Hasan yazılıdır.

YILDIRIM KEMAL ŞEHİTLİĞİ:
Sincanlı,Yıldırım Kemal Köyü'nde, 7.7.1966 yılında yapılmıştır.Yıldırım Kemal (1898-1922) subay olarak çeşitli savaşlara katıldı.Yıdırım Kemal (Küçükköy) istasyonunda Yunanlılarla çarpışırken şehit oldu. Kitabesinde; 26-27 Ağustos 1922 Muharebesinde Yunan ordusunun hatlı ricatını kesen Türk süvari kolordusunun bu civarda verdiği şehitler namına dikilmiştir.KendilerineCanabı Hakkın rahmeti niyaz olunur. 33 şehit medfundur.

SUHUT ŞEHİTLİĞİ:
Şuhut,merkezde,Afyon caddesindedir.Halk Kurtuluş savaşı sırasında şehit olanları ve hastanede ölenleri önce Demirciler Çarşısı civarındaki türbe yanındaki mezarlığa,daha sonra buradan alınıp buğünkü yere topluca gömmüşler.Küçük pramidal bir anıt dikmişler.Üzerinde,Kurtuluş Savaşı'nın Aziz Şehitleri 1922 yazılıdır.26 Ağustos 1922 günü başlayan Kurtuluş savaşı'nın cephe gerisi seyyar hastanesi Şuhut' da Büyük cami'de kurulmuştur. 1960'da anıt yapılmış,Anıt-Şehitlik 1971'de yeniden yapılmıştır.

SANDIKLI MİRALAY REŞAT ÇİĞİLTEPE ŞEHİTLİĞİ:
Çiğiltepe,Afyon Kılıçarslan köyünden sincanlı ilçesine ayrılan yol üzerinde olan Ahmet Paşa Kasabası yakınındaki dağ sırasının ortasındaki yüksek tepe olup 1591 . yüksekliğindedir.Tepenin çevresi iç içe siper hatlıdır.Tepe, kumandanının Atatürk'e almak için verdiği saatte alınmaması üzerine,kumandan Albay Reşat Çiğiltepe intihar etmiştir.Daha sonra Sandıklıya görürülerek gömülmüştür.Şehitliği 27.9.1951'de Kurmay Baş.Albay Halil Bey yaptırmıştır.Sandıklı Asri mezarlığı ortasındadır.Kitabesinde:İstiklal Harbi 57 Fırka Kumandanı Miralay Reşat Bey burada yatıyor.Ölüm.27.8.1922 yapılışı:27.9.1951 Albay Reşat Çiğiltepe 1876 istanbul'da doğdu.İtalyan,Balkan, I. Dünya Savaşlarına katıldı.Ahmet Avşar: (D.1940-ö.1968).Pilot Üsteğmen şehit olmuş ve şehitliğin güneyine bitişik olarak yapılan mezara gömülmüştür.
Afyon Şehitlikleri I

7 Kasım 2009 Cumartesi

Afyondaki Şehitliklerimiz I

Büyük Taarruz Şehitliği (Akören/Sincanlı) Kurtuluş Savaşı'nın yoğun olarak geçtiği Sinanpaşa Ovası'nın başlangıcıolan Milli Parkın karşısında bulunan ve İzmir-Afyon,Antalya-Afyon kol kavşağının kesiştiği bir tepenin üzerine yapıldı,Şehitlikte Afyon-Dumlupınar arasında yapılan yıldırım savaşlarında şehit düşen 275 subay ile 2150 mehmetciğin isimleri yer alıyo
HAVA ŞEHİTLİĞİ:
1933-1936 yılında yapılmıştır.24 Temmuz 1922 sabahı Pilot Cemal ve Raşit Bahattin Beyler Akşehir karargahından havalanarak Afyon güneyinde keşif yapmaktayken iki Yunan uçağının saldırısına uğradılar.Havada iki saat süren çarpışma sonucunda bir Yunan uçağı düşürdüler.Diğeride kaçarken Akçay mevkiinde çakıldı.Yunan karargahından havalanan başka bir uçağı kahramanlarımıza saldırdı.Uçaklarında mermileri kalmayan ve kaçmayı onurlarına yakıştıramayan iki kahramanımız Gazlıgöl civarında düşerek şehit oldular.Anıt mezar şehit Üsteğmen Bahattin ve Cemal Beyler adına yapılmış olup daha sonra şehit olan on altı havacı asker buraya gömülmüştür.
AGAH EFENDİ ŞEHİTLİĞİ(Büyük Kalecik)
YÜZBAŞI AGAH KURTKAYA ŞEHİTLİĞİ:
Büyük Kalecik Köyünde (Kasabası'nda ) olup 26Ağustos 1972 yılında Korgeneral Bahattin Alpkan tarafından yapılmıştır.üç adet mezar yanyanadır.Kitabesinde : "İstiklal savaşı'nda büyük taarruzda ikinci günü olan 27 Ağustos 1922 sabahı Kurtkaya Tepesi'ne taarruz sırasında şehit düşen 12. Tümen 36. Piyade Alayı 6. Bl. Komutanı 1898 doğumlu Bayburt'lu Siver Bey oğlu Yüzbaşı Agah burada yatıyor.Yanında yine bu şavaşta bu civarda şehit olan Sinoplu Üsteğmen Feyzullah ve diğer erler vs.Ruhları Şad olsun.yazılıdır.
GİRESUN ŞEHİTLİĞİ:
İscehisar ilçesi Doğanlar köyü sınırları içerisinde,Dedesivri mevkiinde (sivritepe) inşa edilmiştir.Giresun Şehitliği adını almıştır.Ülkemizi işgal eden Yunan ordusu İscehisar-Karaağaç ve Doğanlar köyü sınırları içerisindeki Kabaçkıran ve Dedesivri mevkilerinde de mevzilenmişlerdi.Kurtuluş savaşında,Giresun ve yöresinden gelen gönüllülerden oluşan 47. Alaya Topal Osman (Osman Ağa) komuta etmekteydi.Topal Osman emrindeki 47. Alay,26 Ağustos 1922 gece saat:02:30'da başlayıp 36 sat süren taarruzda Yunan ordusunu Sivritepe mevkiinden atmıştır.O geceyi 47. Alay;bir taburu ile Kabaçkıran,iki taburu ile Dedesivri ile Evliya Tepelerini ele geçirdi.Bu muharebe sırasında 14 Giresunlu şehit düşmüştür.Sivri Tepe mevkiinde şehit düşen Giresunlu gönüllülerin şunlardır.Boztepe köyünden Ali oğlu 1315 doğumlu Hasan,Çukur köyünden Mehmet oğlu 1317 doğumlu Hüseyin,Kemaliye köyünden Ahmet oğlu 1315 doğumlu Mustafa,Çiçekli köyünden ilyas oğlu 1316 doğumlu İbrahim,Dereli Yavuzkemal Hapan köyünden Yusf oğlu 1314 doğumlu Osman,Bulancak Uçallı Mahallesinden Hüseyin oğlu 1314 doğumlu Niyazi,Kecap Halkalı köyünden Salih oğlu 1317 doğumlu Abdullah,Hamurlu köyünden Ahmet oğlu Osman,Tatlılı köyünden Hüseyin oğlu 1316 doğumlu Nazım. 47. Alay'ın aynı gün şehit düşen arkadaşlarını Sivritepeye defnetmişler ve bir gün sonra Yunan ordusunu kovalamaya devam etmişlerdir.Afyon Şehitlikleri II

22 Ekim 2009 Perşembe

Köfteci İrfan


Arkadaşımla Afyon'da hem geziyoruz hem de fotoğraf çekiyorduk derken karmımız açıktı Arkadaşım gel buğün köfte yiyelim deyince olur dedim.Tabiki bir yandanda düşümüyorum nasıl bir yere götürecek? diye genelde ikimiz birlikte oldumu gezdikten sonra karnımız açıktımı etli pide yeriz.Ondan sonra uzun çarşıda girişte sağtarafta küçük aralıkta cay ocağı var oradada çaylarımızı içer tekrar Afyon'u gezmeye başlarız.Bu sefer Arkadaşımın canı köfte istedi Arkadaşımın daha önce gittiği köfteci İrfan'ın köfteci dükkanına götürdü dükkana geldik küçük bir dükkan ama!öyle kalabalık bir yerki! millet sırada köfte almak için sıraya girmiş.Adamlar harıl harıl çalışıyor.Neredeyse tanıdık kim varsa orada köfte almak için sırada bekliyordu.Köftelerin tadının yanında bir de ortamın hijyenik oluşu birazda ekonomik oluşununda etkisi var tabi İrfan usta Afyonda marka olmuş elime sağlık İrfan usta

19 Ekim 2009 Pazartesi

Gizlilik İlkeleri

bizimafyon.blogspot.com. üyesi web sitelerinden sizinle ilgili olarak toplanan hiçbir bilgi, hiçbir surette üçüncü şahıslarla paylaşılmayacaktır.bizimafyon.blogspot.com web sitelerine ilk girişinizde, bilgisayarınıza bir cookie; yani sizi ayrı bir kullanıcı olarak gösteren küçük bir bilgi parçası gönderilir. Bunun da temelinde sizin daha memnun kalacağınız bir kalite düzeyini yakalama çabamız yatar. Siz bilgisayarınızda cookie’leri reddedecek ayarları yapabilirsiniz. Ancak bu şekilde kimi özelleştirilmiş hizmetler size ulaşmayabilir. Yasal bir gerekçe olmadıkça, cookie’ler vasıtasıyla sağlanan bilgiler de hiç kimse ile paylaşılmaz.bizimafyon.blogspot.com, e-posta adresinizi kesinlikle istenmeyen mail gönderimi yapmak için kullanmayacaktır.Bu Gizlilik Sözleşmesi, bize verdiğiniz bilgilerin bizimafyon.blogsptcom tarafından ne şekilde kullanılıp korunduğunu anlamanız amacıyla hazırlanmıştır. Ve genel anlamda istatistiksel veriler elde etmek amacıyla kullanmaktadır.bizimafyon.blogspot.com, gerekli görüldüğünde işbu Gizlilik Sözleşmesi’nin hükümlerini değiştirme hakkını saklı tutmaktadır. Elbette ki bu değişiklikler gizli kapaklı yapılmayacak, bulunduğunuz sayfa aracılığıyla size aktarılacaktır.Bu sitede ilgi alanına dayalı reklamcılığın kullanıldığını belirtmek isteriz.Web sitemizi ziyaret ettiğiniz zamanlarda reklam hizmeti vermek için üçüncü taraf reklam şirketlerini kullanmaktayız. Söz konusu şirketler, bu sitelere ve diğer web sitelerine yaptığınız ziyaretlerden elde ettikleri (adınız, adresiniz, e-posta adresiniz veya telefon numaranız dışındaki) bilgileri ilginizi çekecek ürün ve hizmetlerin reklamını size göstermek için kullanabilir. Bu uygulama hakkında bilgi edinmek için ve söz konusu bilgilerin bu şirketler tarafından kullanılmasını engellemek üzere seçeneklerinizin neler olduğunu öğrenmek isterseniz burayı tıklayın.bizimafyon.blogspt.com'u kullanarak, bu Gizlilik Sözleşmesi’ni kabul ettiğinizi ifade etmiş olursunuz. Herhangi bir sorunda bize, destek[at]bizimafyon.blogspot[dot]com adresinden ulaşabilirsiniz.

11 Ekim 2009 Pazar

Afyonda Bir Dahi


Ali İhsan Esengüner Afyon'umuzun süper zakası biyomik adam kendi halinde birisi görseniz bu adammı süper zaka ?dersiniz.Ama göründüğü gibi değil gerçekten de süper zaka tesadüfen Köfteci de karşılaştık.Arkadaşım bu zatı tanıyormusun?dedi bende hayır ama sürekli gördüğüm birisi demiştim.Arkadaşım bana bu adam süper zaka dedi ilk önce tipine bakıp inanamadım! ama orada bulunan kişiler bu zatın televizyona bile çıktığını söylediler.Hayretler içinde kaldım.Doğum gününü söylüyorsun senin ne zaman doğduğunu söylüyor.Matamatikte bilmediği puroplem yok,herşeyi kafadan yapıyor kalem,kağıt kullanmadan inanması güç değilmi Afyon'da belki herkez onu biliyordur ama ben yeni keşfettim demekki Afyon'umuzdan da böyle dahiler çıkabiliyormuş.Türkiye'nin heryerinde böyle dahi insanlar var ama bizler onlara gereken değeri vermiyoruz.Başta devletimiz bu gibi dahi İnsanlara sahip çıkması lazım.Bu İnsanlar Avrupa'da olsa el üstünde tutulurlar.Malesef bizim ülkemizde çabuk unutulurlar.

13 Eylül 2009 Pazar

Eğret yöresi Kilimleri

Afyonkarahisar Müftülüğünden iki,Müze Müdürlüğünden iki uzmanın katılımıyla Afyonkarahisar'ın tüm beldelerindeki camiler (934 cami ) üç ay içinde taranmıştır.Bu çalışma sonucunda Vakıf menşeili camilerden 12 adet halı,46 adet kilim,Diyanet işleri Daire Başkanlığı menşeili camilerden ise 40 adet halı,162 adet kilim tesbit edilmiş,belge karşılığında komisyonca teslim alınarak müzeye teslim edilmiştir.Vakıf meşeili camilerden alınan halı ve kilimler dışında kalanlar için alındığı camilere yeni halı ve kilim verilerek bu kültür varlıkları müze koleksiyonuna kazandırılmıştır.Bu tarama çalışmasında değerlendirme ve derleme halı ve kilimlerin eski eser olması yanında bölgenin etnoğrafik ve folklorik değerleri ile üretim merkezleri göz önünde tutularak yapılmıştır.Belirlenen üretim merkezkerinden birisi de aşağıda bildiriye konu olan Anıtkaya (Eğret) kasabasıdır.Anıtkaya Kasabası ve çevresindeki köylerde yapılan tarama çalışmasında desen ve renk özellikleri bakınımdan büyük benzerlikler taşıyan bir gurup kilime rastlanmıştır..Bütün beldelerde parmaklı kilim adı verilen bu kilim gurubuna Anıtkaya kasabasından uzaklaşıldığında rastlanmamıştır.Bu olgu bize bu tip kilimlerin bu yöreye özğü olduğunu göstermektedir.

30 Ağustos 2009 Pazar

BAYAT KİLİMLERİ

Afyonkarahisar iline bağlı Ege Bölgesi'nin Anadolu bölümüne yerleşik olan Bayat İlçesi doğuda Emirdağ,güneyde Bolvadin,güney batıda İscehisar,batıda İhsaniye,kuzeyde Seyitgazi ilçeleriyel komşuluk yapmaktadır.Afyon iline 45 km Emirdağ ilçesine ise 20 km mesafede yerleşmiş olan Bayat ilçesi;Anadolu'nun dokumacılık yapan pekçok yöresi gibi öteden beri geleneksel el sanatlarına kendilerine yeterli düzeyde yer vermiştir.Özellikle eski bir göçebe yaratımı olan dokumacılık alanında Bayatlı kadınlarımız ve genç kızlarımız dokudukları geleneksel kilimler,bugün geniş bir ilgi alanı bulması yurt içi ve yurt dışına sesini duyurma çabası göstermektedir.Bayat ilçesi Eskişehir-Afyon demir yolu açıldıktan sonra ulaşım değerini epeyce yitirmişse de şimdi Ankara-İzmir asfalt karayolu bucağa yeniden canlılık sağlamıştır.Bayat ilçesinde de son yıllardaa kullanılan kimyasal bayaların yerini yörenin orman örtüsünü sağlayan gerçeklik,malyar,ardıç,pinar,böğürtlen,kuşburnu,palamut,ceviz gibi bitkilerden elde edilen doğal bayalarla boyanan yün ipliklerle kilimler dokunmakta ve sanat değeri olan pek çok ürün vermektedir.Böylece Bayat dokumacılığın eski bir geçmişe sahip olduğu belirtilmektedir.Kaynak Afyon Belediye Yayınları

19 Ağustos 2009 Çarşamba

Afyonkarahisar Mahalle Fırınları

Afyon'da yaklaşık 96 mahallade bulunan mahalle fırınlarının sayısına baktığımızda bu fırınların daha çok gelir düzeyinin düşük olduğu mahallelerde yer aldıkları görülmüştür.Mahalle fırınlarından yararlanan kadınlarımız,evlerine unlu yiyeceklerin yemeklerin en güzel ürünlerini sunmakla beraber,sosyal yaşantılarını biraz olsun değiştirme görüşlerini arttırma,dertlerden kurtulma gibi nedenlerle bu fırınlardan vazgeçmemişlerdir.Fırına gelen kadın önce kendisine sıra gelmesini bekler.Sıra kendine geldiğinde fırında bulunan diğer kadınlarında yardımıyla hamur çok kısa sürede pişecek ekmek durumuna getirilmektedir.Ekmek 1,5 saat fırında kalır.Kadının fırına gelmesi,ekmeğin fırında kalma süresi ve ekmeğin fırından çıktıktan sonra tavlanması toplam 2,5,3 saati bulmaktadır.Bu sürede ev işinden ve sorunlarından kurtulan kadınları koyu bir sohbet beklemektedir.Fırına gelip sohbet etmek,komşulara katılmak mahalle fırınlarının töresi olmuştur.Burada yapılan sohbetlerde dostluklar pekişiyor,dertler paylaşılarak azalması gerçekleşiyor.Fırında yapılan ekmeklerin geç bayatlıyor olması,hazmının kolay olması.Fırınların günün her saati açık olması kadınlar için çok büyük yararlar sağlakmaktadır.Hamurun pişirilmeye hazırlanması.Evde hazırlanmış maya ile istenilen miktardaki un tekneye konularak yoğrulmaya başlanır.Yoğrulma hamurun elde yapışmayacak biçime geleseyin sürer.İstenilen kıvama yoğrularak gelen hamurun üzerine bir miktar un atılarak sofra beziyle örtülür.Hamur bir saat dinlendirilir.Hamur istenilen kıvama gelmiş ise tekneden kabarması taşması gerekmektedir.Bir gün önceden alınan nöbet saatine yakın ekmeğin sahibi hamurunu tekne içinde fırına götürür.Teknenin fırına gelmesinde komşular yardım eder.Fırına gelen tekne içindeki hamur fırın sahibinin ve orada bulanan komşuların yardımıyla ekmek haline dönüşür.Fırıncı kadının ekmekleri fırına sürmesiyle ekmekler yaklaşık 2 saat süre zarfında pişmiş olarak fırından çıkar.Afiyet olsun.Kaynak Afyon Belediye Yayınları

14 Ağustos 2009 Cuma

CEBEL SULTAN DAĞI Efsanesi

Dinar'a bağlı Çapalı,İnsuyu ve Yeşilçat (Eber) köyleri sınırında bir dağdır.Eskiden yörükler yaz aylarını bu dağda geçirir,kış gelince daha sıcak yerlere göçerlermiş.Dağın adı ile ilgili efsane de, bu yörüklerin yaşadığı bir olaya bağlanmaktadır.Buraya konup göçen yörük obalarından birisinin beyinin gözelliğiyle dillere destan bir kızı varmış.Oba bir yaz sonu yükünü sararken bu kızda yaktıkları ateşin etrafını taşlarla çevirerek üstünü örter.Bir yıl sonra yine aynı yere gelip çadırlar kurulurken obanın beyi kızından bir kahve yapmasını ister.Kız geçen yıldan kalan ateşin üstündeki külleri üfler.Küllerin altındaki ateş kor halinde durmaktadır.Bu durumu gören bobası ve oba sakinleri kızın bir evliya olduğunu anlarlar.Sırrı anlaşılan kız o anda ölür.Cenazesini oraya defnederler.Kızın adı Cebel Sultan olduğu için,bundan böyle dağa,Cebel Sultan adı verilir.Resmi kayıtlarda da aynı adla anılır.Kaynak Afyon Belediyesi Yayınları

31 Temmuz 2009 Cuma

BEDESTENLER

Osmanlı şehirlerinde ticaret mahallerinin merkezinde bedestenler yer almaktadır.Bedesten;Bazzazistan veya Baziztan'dan bozma bir kelimedir.Şarkta hemen her büyük şehirde bez satılmak için yapılmış,sonraları kıymetli mallar ile antika eşyanın alım-satımına tahsis edilmiş olan kapalı çarşılara verilen addır.Şehirlerde,teşkilatlı sanayi ve ticaret gurupları,bu merkezi binaya açılan civar sokaklar üzerinde sıralanmıştır.Diğer taraftan bedestenler,bezzaz yani kumaş satan esnafın oturduğu mahallerdir.Afyonkarahisar'da;1575 tarihli vakıf tahrir defterinde Bezzazistan-ı Cedid ismiyle bir tek bedesten ismi geçmektedir .Ancak yeni bedesten denmesinden bir başka bedestenin varlığı anlaşılmaktadır.Fakat bu bedestenin faal olup olmadığı hakkında bir kayıt bulunmamaktadır.Yeni bedesten'in yarı hissesi Şeyh Abdurrahim (Mısrı)'ye ait olup bedestenden hissesine düşen yıllık 420 akceyi peygamberlerin ve hulefa-i raşidinin ruhlarına Kuran okumak için vakfetmiştir.Bedestenin diğer yarı hissesi ise Şeyh Abdurrahim Mısrı'nin kardeşi Mustafa'ya aittir.Bunun geliri de diğer bazı dükkanlarla birlikte Kuran okumak için vakfetmiştir.Kaynak Afyon Belediye Yayınları

12 Temmuz 2009 Pazar

ANADOLU'DA HAŞHAŞ


Haşhaş Hititler döneminden (M.Ö. 2000 yılları ) beri orta Anadolu'da ekimi yapılmakta olan bir bitkidir.Bu bitkinin Hitit dilimde karşılığı olan Hassikka kelimesinin buğün kullanılan haşhaş kelimesi ile olan yakınlığı çok ilgi çekicidir.Ayrıca bu kelime Hititce uyumak ve teskin etmek kelimeleriylede alakalıdır.Yine Hititlerin zengin ekmek çeşitleri arasında haşhaş tohumu ballı bir ekmek çeşiti bulunmaktadır.Yine milattan önce 333'de ilk Roma Cumhuriyeti çağında basılan şehir sikkeleri arasında Suhutta basılmış buğday başağı ve haşhaş kellesi resmi bulunmuştur.Yine elinde haşhaş kellesi , buğday başağı ve keten bitkilerinden bir demet tutan şehir tanrıçası resmi Emirdağ ve Suhut sikkelerinde vardır.Bu bulgulardan miladdan önce Afyonkarahisar ili bölgesinde haşhaş ekiminin yapıldığı anlaşılmaktadır.Haşhaş yurdumuzun fazla yağışlı Doğu Karadeniz ve fazla sıcak Güney doğu Anadolu Bölgeleri hariç hemen yer yerinde yetiştirilmektedir.Bununla beraber en iyi ekolojisini ise batı geçit ve göller bölgesinde bulunmuştur.Türkiye'de haşhaş ekimi 1933 yılına kadar belirli bir sınırlamaya gidilmeden yapılmıştır.1933 yılından itibaren muhtelif tarihlerde haşhaş ekimine sınırlamalar getirilmiştir.Halen Haşhaş ekimi yedi ilimizde yapılıyorsa'da en fazla ekim alanına Afyon ilimiz sahiptir.Haşhaş ekiminin yasaklanması bölge çiftçisinin ve memleketimizin alehine olmuştur.Türkiye dünya afyon ticaretindeki yerini kaybederken önemli bir döviz kaynağından mahrum kalmış,afyon toplanmasında çalışanlar işlerini kaybetmiş,yasaklanmanın başladığı tarihte kapasitesi 25 bin ton dolayında olan bölgedeki yağhaneler atıl duruma düşmüş,yağ elde edildikten sonra geriye kalan küsbe bölge hayvanlarına yedirilen tek ve önemli yem iken yasakla beraber bu yem kaynağıda ortadan kalkmıştır.Türk çiftçisinden yasakla birlikte büyük fedakarlık beklenirken batı ülkelerinde suni uyusturucuların imal edilmeye devam etmesi ve kaçakcılık piyasasının önlenememesi Türk kamu vicdanını şiddedli bir şekilde rahatsız etmiştir.Kaynak Afyon Belediyesi yayınları

3 Temmuz 2009 Cuma

TÜRBE CAMİİ VE MEVLEVİHANE

Afyon'daki Türbe camii ve Mevlevi hane,1710 yılında bir külliye halinde yapılmışken,geçirdiği yangından sonra 1844 yılında Sultan Abdülmecid tarafından yenilenmiştir.Son onarım 1905 yılında Sultan Abdülhamit ıı, emriyle yapılmıştır.Kuzeydeki cümle kapısından önce şadırvanlı avluya girilir.Avluda önceleri derviş odaları olarak kullanılan odalar yer alır.Merdivenlerle çıkılan kapıdan önce bir solona girilir,sonrada semahane'ye geçilir.Semahanenin solunda türbe bölümü vardır.Türbe Mevlana Celaladdin'in torunlarından AbaPusi Veli,Sultanı Divani Mehmet Çelebi,Hızır Şah Çelebi gibi mevlevi büyüklerinin sandukaları sıralanmıştır.Semahane,aynı zamanda camidir. Mevlevi hanenin en dikkate değer süsleri kalem işleridir.Bu süsleme son yılların örneklerini taşımaktadır.Mevlevi hane ve Camii,19 yy,batıya dönük ve Avrupa etkisinde barok,ampir üslupları karışımı bir üslup içinde inşa edilmiştir.Afyon'da Osmanlı devrine ait Bağ Çeşme,Çavuş başı,Otpazarı,Güdük Minare gibi ve Mescidler,ayrıca Kadın ana Türbesi,Kasım Paşa Hamamı gibi eserler vardır.

30 Haziran 2009 Salı

MISRİ CAMİİ


Afyon'un Kuzeydoğusunda Mısri mahallaesinde yer alan eser,1483 yılında Kasım Paşa tarafından yaptırılmış,tek kubbeli, ilk Osmanlı mescidleri tipinde küçük bir eserdir.Evliya çelebi Seyahatnamesinde Abdürrahim Efendi Camii adıyla geçmektedir.Halk arasında Mısri Sultan,Mısırlı Camii yada Kasım Paşa adlarıylada söylenmektedir.Mimari özelliklerine bakıldığında bu günkü şeklini dört aşamada almıştır.Kasım Paşa Mescidi,muhtamelen türbenin inşaası sırasında,küzey batı köşesinde bir minare ilave edilmek suretiyle camiye çevrilmiştir.Bugün caminin avlusunda ve çevresinde,eski halinden kaldığı söylenen sutün parçaları ile beş adet mermer sutun başlığı ve kaidesi bulunmaktadır.Caminin güney doğusunda bulunan kubik türbe kare planlı ve tek kubbelidir.Türbeye hem önündeki hacim,hemde yan harimden geçilmektedir.Burada iki mezer bulunmakta,bunlardan birisi Abdürrahim Mısri Hazretlerine,diğeri ise Kasım Paşanın oğlu Celebi Sultana aittir.Şimdiki haliyle batı cebhesinin ortasına bitişik minare,kare prizma kaideli,kısmen silindirik,kısmen yivli gövdeli ve tek şerefelidir.Tamanen çini mozayiklarla kaplı mihrap Anadolu Selçuklu devri özellillerini yansıtır.

24 Haziran 2009 Çarşamba

Ferdi Tayfur Afyon'a geliyor


7-8-9 Ağustos 2009 tarihlerinde yapılacak olan 25. Geleneksel Kaymak Festivaline katılacak sanatçılar belli oldu. Kaymak Festivali için arabesk müziğinin gönüllere taht kurmuş ismi Ferdi Tayfur’da sahne alacak. Bolvadin İlçesi’nde Ağustos ayı’nda yapılacak olan Geleneksel Kaymak Festivalinde sahne alacak sanatçılar belli oldu. Tertip Komitesi tarafından yapılan açıklamada 7 Ağustos Cuma günü 1 Halk Müziği 1 Pop Müzik ve 1 Sanat müziği sanatçısının yanı sıra son yılların en dikkat çeken sanatçılarından olan Ahmet Şafak’ın sahne alacağı belirtildi. FESTİVAL DOLU DOLU GEÇECEK Komite 8 Ağustos Cumartesi günü ise Ankaralı Yasemin ve Arabesk Müziğin vazgeçilmez isimlerinden Ferdi Tayfur’un Bolvadin’e misafir olacağını açıkladı. Bu yıl dolu dolu bir program yapılacağı ve müzik-eğlencenin yanı sıra kültürel ve sosyal programlarla etkinliğin son yıllardaki en kapsamlı faaliyet haline getirileceği belirtildi.Kaynak Afyon haber

21 Haziran 2009 Pazar

Yunus Emre Sandıklı*da anıldı

Büyük Türk Düşünürü ve Halk Ozanı Yunus Emre ile Hocası Tabduk Emre, kabrinin bulunduğu Sandıklı İlçesinde düzenlenen etkinliklerle anıldı "Yunus'a ne kadar sahip çıkabiliyoruz" Sandıklı Belediyesi'nin katkılarıyla Yunus Emre Mahallesi'nde bu yıl 9. gerçekleştirilen anma töreni Yunus Emre ve Hocası Tabduk Emre'nin mezarları başında dua edilerek başlandı. Burada konuşan Sandıklı Belediye Başkanı İsmail Elibol, ''Yunus'un köyünden olmak ayrı bir şeref, yolunda olmak başka bir mutluluktur'' dedi. Elibol, "Bugün burada büyük gönül insanı, sevgi timsali, Allah dostu Yunus Emre ve hocası Tapduk Emre'yi bir kez daha yad etmek için bir araya geldik. Buradan Yunus'un hemşerilerini sevgi ve muhabbetle selamlıyorum. Sandıklılı olmaktan, Yunus'un hemşerisi olmaktan kıvanç duyuyorum. Yunus'un sevgi çemberi içersinde bir araya gelen siz değerli hemşerilerime içtenlikle söylüyorum ki, Yunus'un köyünden olmak ayrı bir şeref, yolunda olmak başka bir mutluluktur. Bizler yaşayış tarzımızla Yunus'a ne kadar sahip çıkabiliyoruz sorusunu kendimize sormalıyız. Dudaklarımızdan sevgi kelimeleri dökülmeli, elimiz cömertlikten yana açılmalıdır. Yunus'un hemşerilerine de ancak bu yakışır" dedi. İlk kez bilimsel olarak ele aldık Yunus Emre ve hocası Tapduk Emre'yi anma etkinliklerini tam dokuz yıldır yapıldığını belirten Elibol, "Dokuz yılda kat ettiğimiz mesafeyle bu günlere geldik. Bu yıl yaptığımız etkinliklerde dün akşam Ticaret ve Sanayi Odası Lokalinde ilk defa bir Yunus Emre Çalıştayı yaptık. Bu çalıştaya katılan değişik Üniversitelerden öğretim görevlileri, araştırmacılar tarafından Yunus Emre ve hocası Tapduk Emre'nin Sandıklı'da olduğuna dair çok sayıda belgeler açıklandı. İlk defa Sandıklı ve Yunus Emre'yi bilimsel olarak ele aldık. Bundan sonra bu belgelerle Yunus ve hocası Tapduk Emre'nin Sandıklı'da olduğunu duyuracağız. Bundan sonraki etkinliklerimiz bilimsel olarak devam edecektir. Yine bu akşam düzenleyeceğimiz Yunus Emre şiir akşamlarında da şairlerimiz şiirleriyle Yunus'un sevgisini bizlere yaşatacaklar. Önümüzdeki yıllarda anma etkinliklerini uluslararası boyuta taşıyacağız" şeklinde konuştu. Son yıllarını Sandıklı'da geçirdi Türk Halk Kültürü Araştırmaları Kurumu Başkanı İrfan Ünver Nasrattınoğlu da Yunus Emre'nin mezarının Sandıklı'da olduğunun ellerindeki belgelerle anlaşıldığını ifade etti. Nasrattınoğlu, Yunus Emre'nin çok seyahat ettiğini belirterek, şöyle konuştu: ''Yunus'un yaşadığı yüzyılda Sandıklı, şairi cezbedecek dini ve mistik bir çevre hüviyetindedir. Başta Hacı Bektaş Veli'nin halifelerinden Hacım Sultan olmak üzere bugün Sandıklı'da 56 şeyh ve yatır vardır. Bunların çoğu 13. yüzyıl sonlarına doğru Sandıklı'ya gelmiş ve yerleşmiştir. Bazıları Horasan erlerindendir. Birçoğunun da tekkeleri vardır. Sandıklı şairlerinden Şeyh Hamza'nın 1758 yılında yazdığı uzunca bir manzumesinin bazı mısraları Yunus'u anlatmaktadır.'' Nasrattınoğlu, Yunus Emre'nin son yıllarını Sandıklı'da mezarı bulunan hocası Taptuk Emre'nin yanında geçirdiğini, bunun kayıtlarda yer aldığını söyledi. Konuşmaların ardından ise törene katılan konuklara, Yunus Emre parkında etli pilavdan oluşan Yunus aşı ve ayran ikram edildi. Daha sonra yürüyüşe katılanlar arasında çekilen kura sonucu 3 kişiye Sandıklı Belediye Başkanı İsmail Elibol, İlçe Milli Eğitim Müdürü Cevdet Bulur ve İlçe Müftüsü İsmail Keskin tarafından çeşitli hediyeler verildi. Şiir sunumu yapıldı Etkinlikler kapsamında, kompozisyon, şiir ve resim yarışmalarında dereceye giren öğrencilere protokol üyeleri tarafından ödülleri verildi. Ödül alan öğrenciler şu isimlerden oluştu; "Büşra Özen, Feyza Kocagöz, Betül Karaslan, Betül Utsal, Deniz Yıkıldım, Dilek Mangal, Sezer Işık, Sümeyye Karakuz, Ayşe Kahraman, Selma Eren, Ceren Hazal Öztürk ve Ali Öksüz" ardından şairler tarafından Yunus Emre'nin şiirlerinden oluşan şiir dinleti sunumu yapıldı. Programın sonunda ise Belediye Başkanı İsmail Elibol tarafından Şairlere Yunus Emre'nin büstü hediye edildi. Kaynak Kocatepe Gazetesi.

14 Haziran 2009 Pazar

Afyonkarahisar'da Tarihi Mescitler


YUKARI PAZAR MESCİDİ:Afyon,daki Secuklu eski Eserlerinden biri de Yukarı Pazar Mahallesi'ndeki Yukarı Pazar Mescididir.Kitabesine göre 1264 yılında yaptırılan bu mescid,kare planlı ve kubbeli basit bir yapıdır.Sol duvarına bitişik taş ve tuğla örğülü bir minaresi vardır.Gerek mimari uslubu,gerekse iç ve dış süslemeleri yönünden hiç bir özelliği yoktur.

KUYULU MESCİD

Afyon'daki Kuyulu Mescid,kare planlı ve tek kubbeli Selcuklu Mescidleri üslubundadır.13.yy.lın sonlarında yaptırıldığı sanılmaktadır.Kuzey doğu köşesinde yer alan tuğla örğülü minaresi tipiktir.Minarenin kaidesinde bir sıra taş ve iki sıra tuğla kullanılmış olup yıldız vari üçgen dolgularla silindirik gövdeye geçilmektedir.Gövde baklava şeklinde frize renk tuğlalar kullanılmıştır.

KUBBELİ MESCİD:

Afyon'da Beylikler dönemine ait Kubbeli Mescid,M,1331 yılında Sahipata oğlu Nusretuddin Ahmet bin Mehmet'in emriyle idris oğlu Hacı Ali tarafından yaptırılmıştır.Kitabede geçen Nusretuddin Ahmet bey,Sahip Ata Oğullarından Şemseddin Mehmet beyin oğlu ve Gerniyan oğlu 1.Yakup Beyin damadıdır.Kare pilanlı ve tek kubbeli basit bir yapıdır.Dıştan onikigen kasnağa oturan kubbenin ve kasnakla duvarların üst kenarları arasıda kalan kısımların üzeri kiremitle kaplanmıştır.İlk haliyle minaresiz olması gereken mescidin kuzey duvarı ortasına geç dönemde oturtulan ahşap minare kaldırılarak,yakın zamanlarda yapıldığı düşünülen kağir,silindirik gövdeli,tek şerefeli minare inşa edilmiştir.En büyük özelliği kuzeyde,sivri kemerli süt beyazı mermer profil çerçeveli ahşap kapı kanatlıdır.Agaç oymacılığının gecme işciliğinin güzel bir örneğidir.İki ahşap bloktan meydana getirilen kapı kanadının ortasındaki dairevi madalyon alt ve üsttekiler geniş,yandakiler dar olmak üzere dört taraftan bordürlerle sınırlanmıştır.Alt ve yan bordürerin yüzeyi kıvrım dalı rumi palmet motifleriyle süslenmiştir.Üstteki bordürde nesih yazıyla,onlara söyle denir;Siz ve eşleriniz kutlulukla ve sevinerek cennete giriniz,ayeti işlenmiştir.Beşgen ve yıdız formla geometrik geçmelerin arasında kalan yüzeyler,kıvrım dallı rumi motiflerinden oluşmuştur.Afyonda ayrıca,Beylikler dönemine ait1355 yılında yaptırılan Arasta Mescidi,1397 yılında yaptırılan Kabe Mescidi ve yine 1397 yılında yaptırılan Akmescid bulunmaktadır.Beylikler döneminin kare planlı ve tek kubbeli,kuzeyinde eyvanı yer alan bu yapıların süsleme yönünden hiçbir özelliği yoktur.

12 Haziran 2009 Cuma

Afyonda Caz Festivali Sona Erdi




Bir Hazirada başlayan 8 hazirada sona eren Klasik müzik ve Caz Festivali. Cek Cumhuriyeti ve diğer Avrupa kentlerinden çok sayıda sanatcı,bu çerçevede Afyonkarahisar'a geldi 2006,2007,2008 ve bu yıl yapılan Klasik Müzik ve Caz Festivalleri'ne katılarak konser verdiler.Festivallerin sosyal hizmet,eğitim ve kültürler arası iletişim boyutlarını çok iyi anlayan ve benimseyen sanatcılar,Afyon'un köy ve kasabalarındaki okullarada gönüllü olarak giderek buralarda workshoplar ve şöyleşiler gerçekleştirdiler.Prag'lı Müzisyenler'in Afyonkarahisar'da verdikleri konserler de kentte ilğiyle karşılandı.Konserlerin sanatsal düzeyi'de konserleri izleyen eleştirmen ve sanatcılardan büyük övgüler aldı.Bazı eleştirmenler,Türkiye'nin kültür başketti İstanbul'da dahi böyle deneysel öncü konserlere pek fazla rastlanmadığını belirttiler.Kişisel çabalar ve iyiniyet ile gerçekleştirilen Afyonkarahisar-Prag müzik ve sanat işbirliğimde her yıl katılan müzisyenlerin ve verilen konserlerin sayısı artıyor.Kısıtlı ekonomik inkanlara karşın bu yılda bu işbirliği gelişerek devam etti.Afyonkarahisar Festivalleri'nin şindiki hedefi,önümüzdeki yıl yapılacak onuncu yılı en anlamlı ve coşkulu biçimde gerçekleştirmek. Önümüzdeki yıl boyunca Praglı müzisyen dostlarımıla bizleri yoğun bir yıl bekliyor.Görüntüleri konser verilirken kalabalıktan çekemedim bende Purava yaparlarken çektim.

8 Haziran 2009 Pazartesi

İĞDE DEDE TÜRBESİ


Arkadaşımla Afyonkarahisar'ın tarihi mekanlarını ve Tarihi evlerini gezerken şimdiye kadar adını duymadığım bir Türbeye uğradık.Arkadaşınım anlattığına göre Şavaş Ay da burada çekim yapmış.İğde Dede Türbesi Türbe kayanın yan tarafı oyularak yapılmış.Kayanın içinde çıplak gözle de görülüyor.Türbeye yaklaşırken sizleri mis gibi İğde kokuları karşılıyor.Afyon'a kuş bakışı baka bilirsiniz.Hıdırlığın Altında ben bir Afyonlu olarak böyle bir çok yerin olduğunu bilmiyordum.Geze geze öğrendim.Arkadaşımın anlattıgına göre evlenecek vakte gelen genç kızları cuma günleri türbeye getirip dilek deletirlermiş.Allah da burada yatan zatın hürmetine dileklerini kabul edermiş.Tabiki Herşeyi Allahtan dilemeliyiz.Dua ederken Allahın burada yatan Evliyanın hürmetine dualarımı kabul'et diyerek dua etmeliyiz.Yoksa İğde Dede benim dualarımı kabulet ben iyi bir eş bulayım diyerek dua edilmez bu şekilde edilen dua Allah korusun adımı dinden çıkarır.Çümkü Allaha şirk koşmak olur.Herşeyi Allahtan dileyip orada yatan zatın hürmetine dualarımı kabul et denir.Allahta Evliyanın hatırına belki dualarımızı kabul eder.İgde Dedeye gitmek için İmaret Camisinin yantarafından Hıdırlık yolundan gidilir.