Coğrafik özelliği nedeniyle her dönemde bin kavşak noktası konumunda olan Afyon için .M.Ö. 3000 yıllarından itibaren 5000 yıllıkbir tarihi,kesintisiz olarak günümüze kadar korumuş olup bunu koruna gelmiş esrlerle izleyebilmekteyiz.
ESKİ TUNÇ ÇAĞI:M.Ö.3000-2000
İlimizde en eseki esr örnekleri bu dönemdedir.İlimiz sınırları içinde günümüzdeki hemen hemen her yerleşim yerinde bu döneme ait birer iz vardır ve ilimiz en yoğun bir yerleşim yaşamıştır.Ogünlerden günümüze kalan yerleşim yerleri olarak Höyükler kalmışlardır.İlimizin adını duyuran önemli höyüklerden biride Sandıklı İlçesi Kusura kasabası içindeki höyüktür.Bu höyükte 1935-37 yılları arsında İngiliz arkeoloğ Winifred LAMP kazı yapmıştır.Höyükte eski tunç çağı ve öncesine ait eserler bulunmuştur.İlimizin diğer önemli höyükleri Sandıklı Hisarı,İhsaniye Karacaahmet kasabası Koçaan Höyüğü,İhsaniye Yayla bağı Karaoğlan höyüğü,Başüyük köyü höyüğü,Merkez sipsin (Çağırbağ Kasabası ) höyüğü,Eğret (Anıtkaya Kasabası )höyüğü,Şuhut hisarı,Bolvadin Üçhöyükler,Çay Maltepe ve Uyanık höyükleri Sultan dağ Kerpiç yolu höyüğü,Emirdağ Mallıca Tez köy höyükleri olup daha yüzlerce höyük vardır.Höyükler dışında bir veya iki kültür tabakasından oluşan düz yerleşimler de vardır.Afyon Müze Müdürlüğünce Merkez Burhaniye köyü Kaklık mevkiinde 1983-84 yıllarında yapılan bir kazı ile Gazlığöl yakınlarında Yaylabağı Kasabası Karaoğlan höyüğünde 1990 yılında yapılan kazılar sonucunda bu tür yerleşimler bulunmuştur.Bu kazılar sonucunda taş temelli kerpiç duvarlı bir birine bitişik evler, surla çevrelenmiş bir konumda bulunmuşlardır.Halk tarımla ve hayvancılıla uğraşmakta,dokumacılık ve çömlekcilik yaparak kendi ihtiyaçlarını gidermektedir.Yerleşim yerlerinin hemen yanında ölülerini yakarak,normal veya küpler içine koyarak gömmüşlerdir.Tanrı olarak kadın biçimi heykellere tapınmışlardır.Ölülerin yanına kullandığı veya çok sevdiği eşyalarını koymuşlardır.bu dönemlerde ulaşım zor olduğu için bir birine yakın yerlerde ilişki kurmuşlardır.Hitit dönemi
afyon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
afyon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
18 Kasım 2009 Çarşamba
7 Kasım 2009 Cumartesi
Afyondaki Şehitliklerimiz I
Büyük Taarruz Şehitliği (Akören/Sincanlı) Kurtuluş Savaşı'nın yoğun olarak geçtiği Sinanpaşa Ovası'nın başlangıcıolan Milli Parkın karşısında bulunan ve İzmir-Afyon,Antalya-Afyon kol kavşağının kesiştiği bir tepenin üzerine yapıldı,Şehitlikte Afyon-Dumlupınar arasında yapılan yıldırım savaşlarında şehit düşen 275 subay ile 2150 mehmetciğin isimleri yer alıyo
HAVA ŞEHİTLİĞİ:
1933-1936 yılında yapılmıştır.24 Temmuz 1922 sabahı Pilot Cemal ve Raşit Bahattin Beyler Akşehir karargahından havalanarak Afyon güneyinde keşif yapmaktayken iki Yunan uçağının saldırısına uğradılar.Havada iki saat süren çarpışma sonucunda bir Yunan uçağı düşürdüler.Diğeride kaçarken Akçay mevkiinde çakıldı.Yunan karargahından havalanan başka bir uçağı kahramanlarımıza saldırdı.Uçaklarında mermileri kalmayan ve kaçmayı onurlarına yakıştıramayan iki kahramanımız Gazlıgöl civarında düşerek şehit oldular.Anıt mezar şehit Üsteğmen Bahattin ve Cemal Beyler adına yapılmış olup daha sonra şehit olan on altı havacı asker buraya gömülmüştür.
AGAH EFENDİ ŞEHİTLİĞİ(Büyük Kalecik)
YÜZBAŞI AGAH KURTKAYA ŞEHİTLİĞİ:
Büyük Kalecik Köyünde (Kasabası'nda ) olup 26Ağustos 1972 yılında Korgeneral Bahattin Alpkan tarafından yapılmıştır.üç adet mezar yanyanadır.Kitabesinde : "İstiklal savaşı'nda büyük taarruzda ikinci günü olan 27 Ağustos 1922 sabahı Kurtkaya Tepesi'ne taarruz sırasında şehit düşen 12. Tümen 36. Piyade Alayı 6. Bl. Komutanı 1898 doğumlu Bayburt'lu Siver Bey oğlu Yüzbaşı Agah burada yatıyor.Yanında yine bu şavaşta bu civarda şehit olan Sinoplu Üsteğmen Feyzullah ve diğer erler vs.Ruhları Şad olsun.yazılıdır.
GİRESUN ŞEHİTLİĞİ:
İscehisar ilçesi Doğanlar köyü sınırları içerisinde,Dedesivri mevkiinde (sivritepe) inşa edilmiştir.Giresun Şehitliği adını almıştır.Ülkemizi işgal eden Yunan ordusu İscehisar-Karaağaç ve Doğanlar köyü sınırları içerisindeki Kabaçkıran ve Dedesivri mevkilerinde de mevzilenmişlerdi.Kurtuluş savaşında,Giresun ve yöresinden gelen gönüllülerden oluşan 47. Alaya Topal Osman (Osman Ağa) komuta etmekteydi.Topal Osman emrindeki 47. Alay,26 Ağustos 1922 gece saat:02:30'da başlayıp 36 sat süren taarruzda Yunan ordusunu Sivritepe mevkiinden atmıştır.O geceyi 47. Alay;bir taburu ile Kabaçkıran,iki taburu ile Dedesivri ile Evliya Tepelerini ele geçirdi.Bu muharebe sırasında 14 Giresunlu şehit düşmüştür.Sivri Tepe mevkiinde şehit düşen Giresunlu gönüllülerin şunlardır.Boztepe köyünden Ali oğlu 1315 doğumlu Hasan,Çukur köyünden Mehmet oğlu 1317 doğumlu Hüseyin,Kemaliye köyünden Ahmet oğlu 1315 doğumlu Mustafa,Çiçekli köyünden ilyas oğlu 1316 doğumlu İbrahim,Dereli Yavuzkemal Hapan köyünden Yusf oğlu 1314 doğumlu Osman,Bulancak Uçallı Mahallesinden Hüseyin oğlu 1314 doğumlu Niyazi,Kecap Halkalı köyünden Salih oğlu 1317 doğumlu Abdullah,Hamurlu köyünden Ahmet oğlu Osman,Tatlılı köyünden Hüseyin oğlu 1316 doğumlu Nazım. 47. Alay'ın aynı gün şehit düşen arkadaşlarını Sivritepeye defnetmişler ve bir gün sonra Yunan ordusunu kovalamaya devam etmişlerdir.Afyon Şehitlikleri II
HAVA ŞEHİTLİĞİ:
1933-1936 yılında yapılmıştır.24 Temmuz 1922 sabahı Pilot Cemal ve Raşit Bahattin Beyler Akşehir karargahından havalanarak Afyon güneyinde keşif yapmaktayken iki Yunan uçağının saldırısına uğradılar.Havada iki saat süren çarpışma sonucunda bir Yunan uçağı düşürdüler.Diğeride kaçarken Akçay mevkiinde çakıldı.Yunan karargahından havalanan başka bir uçağı kahramanlarımıza saldırdı.Uçaklarında mermileri kalmayan ve kaçmayı onurlarına yakıştıramayan iki kahramanımız Gazlıgöl civarında düşerek şehit oldular.Anıt mezar şehit Üsteğmen Bahattin ve Cemal Beyler adına yapılmış olup daha sonra şehit olan on altı havacı asker buraya gömülmüştür.
AGAH EFENDİ ŞEHİTLİĞİ(Büyük Kalecik)
YÜZBAŞI AGAH KURTKAYA ŞEHİTLİĞİ:
Büyük Kalecik Köyünde (Kasabası'nda ) olup 26Ağustos 1972 yılında Korgeneral Bahattin Alpkan tarafından yapılmıştır.üç adet mezar yanyanadır.Kitabesinde : "İstiklal savaşı'nda büyük taarruzda ikinci günü olan 27 Ağustos 1922 sabahı Kurtkaya Tepesi'ne taarruz sırasında şehit düşen 12. Tümen 36. Piyade Alayı 6. Bl. Komutanı 1898 doğumlu Bayburt'lu Siver Bey oğlu Yüzbaşı Agah burada yatıyor.Yanında yine bu şavaşta bu civarda şehit olan Sinoplu Üsteğmen Feyzullah ve diğer erler vs.Ruhları Şad olsun.yazılıdır.
GİRESUN ŞEHİTLİĞİ:
İscehisar ilçesi Doğanlar köyü sınırları içerisinde,Dedesivri mevkiinde (sivritepe) inşa edilmiştir.Giresun Şehitliği adını almıştır.Ülkemizi işgal eden Yunan ordusu İscehisar-Karaağaç ve Doğanlar köyü sınırları içerisindeki Kabaçkıran ve Dedesivri mevkilerinde de mevzilenmişlerdi.Kurtuluş savaşında,Giresun ve yöresinden gelen gönüllülerden oluşan 47. Alaya Topal Osman (Osman Ağa) komuta etmekteydi.Topal Osman emrindeki 47. Alay,26 Ağustos 1922 gece saat:02:30'da başlayıp 36 sat süren taarruzda Yunan ordusunu Sivritepe mevkiinden atmıştır.O geceyi 47. Alay;bir taburu ile Kabaçkıran,iki taburu ile Dedesivri ile Evliya Tepelerini ele geçirdi.Bu muharebe sırasında 14 Giresunlu şehit düşmüştür.Sivri Tepe mevkiinde şehit düşen Giresunlu gönüllülerin şunlardır.Boztepe köyünden Ali oğlu 1315 doğumlu Hasan,Çukur köyünden Mehmet oğlu 1317 doğumlu Hüseyin,Kemaliye köyünden Ahmet oğlu 1315 doğumlu Mustafa,Çiçekli köyünden ilyas oğlu 1316 doğumlu İbrahim,Dereli Yavuzkemal Hapan köyünden Yusf oğlu 1314 doğumlu Osman,Bulancak Uçallı Mahallesinden Hüseyin oğlu 1314 doğumlu Niyazi,Kecap Halkalı köyünden Salih oğlu 1317 doğumlu Abdullah,Hamurlu köyünden Ahmet oğlu Osman,Tatlılı köyünden Hüseyin oğlu 1316 doğumlu Nazım. 47. Alay'ın aynı gün şehit düşen arkadaşlarını Sivritepeye defnetmişler ve bir gün sonra Yunan ordusunu kovalamaya devam etmişlerdir.Afyon Şehitlikleri II
Etiketler:
afyon,
şehitlikleri bir
22 Ekim 2009 Perşembe
Köfteci İrfan
Arkadaşımla Afyon'da hem geziyoruz hem de fotoğraf çekiyorduk derken karmımız açıktı Arkadaşım gel buğün köfte yiyelim deyince olur dedim.Tabiki bir yandanda düşümüyorum nasıl bir yere götürecek? diye genelde ikimiz birlikte oldumu gezdikten sonra karnımız açıktımı etli pide yeriz.Ondan sonra uzun çarşıda girişte sağtarafta küçük aralıkta cay ocağı var oradada çaylarımızı içer tekrar Afyon'u gezmeye başlarız.Bu sefer Arkadaşımın canı köfte istedi Arkadaşımın daha önce gittiği köfteci İrfan'ın köfteci dükkanına götürdü dükkana geldik küçük bir dükkan ama!öyle kalabalık bir yerki! millet sırada köfte almak için sıraya girmiş.Adamlar harıl harıl çalışıyor.Neredeyse tanıdık kim varsa orada köfte almak için sırada bekliyordu.Köftelerin tadının yanında bir de ortamın hijyenik oluşu birazda ekonomik oluşununda etkisi var tabi İrfan usta Afyonda marka olmuş elime sağlık İrfan usta
Etiketler:
afyon,
köfteci irfan,
uzunçarşı
31 Temmuz 2009 Cuma
BEDESTENLER
Osmanlı şehirlerinde ticaret mahallerinin merkezinde bedestenler yer almaktadır.Bedesten;Bazzazistan veya Baziztan'dan bozma bir kelimedir.Şarkta hemen her büyük şehirde bez satılmak için yapılmış,sonraları kıymetli mallar ile antika eşyanın alım-satımına tahsis edilmiş olan kapalı çarşılara verilen addır.Şehirlerde,teşkilatlı sanayi ve ticaret gurupları,bu merkezi binaya açılan civar sokaklar üzerinde sıralanmıştır.Diğer taraftan bedestenler,bezzaz yani kumaş satan esnafın oturduğu mahallerdir.Afyonkarahisar'da;1575 tarihli vakıf tahrir defterinde Bezzazistan-ı Cedid ismiyle bir tek bedesten ismi geçmektedir .Ancak yeni bedesten denmesinden bir başka bedestenin varlığı anlaşılmaktadır.Fakat bu bedestenin faal olup olmadığı hakkında bir kayıt bulunmamaktadır.Yeni bedesten'in yarı hissesi Şeyh Abdurrahim (Mısrı)'ye ait olup bedestenden hissesine düşen yıllık 420 akceyi peygamberlerin ve hulefa-i raşidinin ruhlarına Kuran okumak için vakfetmiştir.Bedestenin diğer yarı hissesi ise Şeyh Abdurrahim Mısrı'nin kardeşi Mustafa'ya aittir.Bunun geliri de diğer bazı dükkanlarla birlikte Kuran okumak için vakfetmiştir.Kaynak Afyon Belediye Yayınları
12 Temmuz 2009 Pazar
ANADOLU'DA HAŞHAŞ
Haşhaş Hititler döneminden (M.Ö. 2000 yılları ) beri orta Anadolu'da ekimi yapılmakta olan bir bitkidir.Bu bitkinin Hitit dilimde karşılığı olan Hassikka kelimesinin buğün kullanılan haşhaş kelimesi ile olan yakınlığı çok ilgi çekicidir.Ayrıca bu kelime Hititce uyumak ve teskin etmek kelimeleriylede alakalıdır.Yine Hititlerin zengin ekmek çeşitleri arasında haşhaş tohumu ballı bir ekmek çeşiti bulunmaktadır.Yine milattan önce 333'de ilk Roma Cumhuriyeti çağında basılan şehir sikkeleri arasında Suhutta basılmış buğday başağı ve haşhaş kellesi resmi bulunmuştur.Yine elinde haşhaş kellesi , buğday başağı ve keten bitkilerinden bir demet tutan şehir tanrıçası resmi Emirdağ ve Suhut sikkelerinde vardır.Bu bulgulardan miladdan önce Afyonkarahisar ili bölgesinde haşhaş ekiminin yapıldığı anlaşılmaktadır.Haşhaş yurdumuzun fazla yağışlı Doğu Karadeniz ve fazla sıcak Güney doğu Anadolu Bölgeleri hariç hemen yer yerinde yetiştirilmektedir.Bununla beraber en iyi ekolojisini ise batı geçit ve göller bölgesinde bulunmuştur.Türkiye'de haşhaş ekimi 1933 yılına kadar belirli bir sınırlamaya gidilmeden yapılmıştır.1933 yılından itibaren muhtelif tarihlerde haşhaş ekimine sınırlamalar getirilmiştir.Halen Haşhaş ekimi yedi ilimizde yapılıyorsa'da en fazla ekim alanına Afyon ilimiz sahiptir.Haşhaş ekiminin yasaklanması bölge çiftçisinin ve memleketimizin alehine olmuştur.Türkiye dünya afyon ticaretindeki yerini kaybederken önemli bir döviz kaynağından mahrum kalmış,afyon toplanmasında çalışanlar işlerini kaybetmiş,yasaklanmanın başladığı tarihte kapasitesi 25 bin ton dolayında olan bölgedeki yağhaneler atıl duruma düşmüş,yağ elde edildikten sonra geriye kalan küsbe bölge hayvanlarına yedirilen tek ve önemli yem iken yasakla beraber bu yem kaynağıda ortadan kalkmıştır.Türk çiftçisinden yasakla birlikte büyük fedakarlık beklenirken batı ülkelerinde suni uyusturucuların imal edilmeye devam etmesi ve kaçakcılık piyasasının önlenememesi Türk kamu vicdanını şiddedli bir şekilde rahatsız etmiştir.Kaynak Afyon Belediyesi yayınları
3 Temmuz 2009 Cuma
TÜRBE CAMİİ VE MEVLEVİHANE
Afyon'daki Türbe camii ve Mevlevi hane,1710 yılında bir külliye halinde yapılmışken,geçirdiği yangından sonra 1844 yılında Sultan Abdülmecid tarafından yenilenmiştir.Son onarım 1905 yılında Sultan Abdülhamit ıı, emriyle yapılmıştır.Kuzeydeki cümle kapısından önce şadırvanlı avluya girilir.Avluda önceleri derviş odaları olarak kullanılan odalar yer alır.Merdivenlerle çıkılan kapıdan önce bir solona girilir,sonrada semahane'ye geçilir.Semahanenin solunda türbe bölümü vardır.Türbe Mevlana Celaladdin'in torunlarından AbaPusi Veli,Sultanı Divani Mehmet Çelebi,Hızır Şah Çelebi gibi mevlevi büyüklerinin sandukaları sıralanmıştır.Semahane,aynı zamanda camidir. Mevlevi hanenin en dikkate değer süsleri kalem işleridir.Bu süsleme son yılların örneklerini taşımaktadır.Mevlevi hane ve Camii,19 yy,batıya dönük ve Avrupa etkisinde barok,ampir üslupları karışımı bir üslup içinde inşa edilmiştir.Afyon'da Osmanlı devrine ait Bağ Çeşme,Çavuş başı,Otpazarı,Güdük Minare gibi ve Mescidler,ayrıca Kadın ana Türbesi,Kasım Paşa Hamamı gibi eserler vardır.
Etiketler:
afyon,
külliyemevlana celalettin,
mevlevi türbe
30 Haziran 2009 Salı
MISRİ CAMİİ
Afyon'un Kuzeydoğusunda Mısri mahallaesinde yer alan eser,1483 yılında Kasım Paşa tarafından yaptırılmış,tek kubbeli, ilk Osmanlı mescidleri tipinde küçük bir eserdir.Evliya çelebi Seyahatnamesinde Abdürrahim Efendi Camii adıyla geçmektedir.Halk arasında Mısri Sultan,Mısırlı Camii yada Kasım Paşa adlarıylada söylenmektedir.Mimari özelliklerine bakıldığında bu günkü şeklini dört aşamada almıştır.Kasım Paşa Mescidi,muhtamelen türbenin inşaası sırasında,küzey batı köşesinde bir minare ilave edilmek suretiyle camiye çevrilmiştir.Bugün caminin avlusunda ve çevresinde,eski halinden kaldığı söylenen sutün parçaları ile beş adet mermer sutun başlığı ve kaidesi bulunmaktadır.Caminin güney doğusunda bulunan kubik türbe kare planlı ve tek kubbelidir.Türbeye hem önündeki hacim,hemde yan harimden geçilmektedir.Burada iki mezer bulunmakta,bunlardan birisi Abdürrahim Mısri Hazretlerine,diğeri ise Kasım Paşanın oğlu Celebi Sultana aittir.Şimdiki haliyle batı cebhesinin ortasına bitişik minare,kare prizma kaideli,kısmen silindirik,kısmen yivli gövdeli ve tek şerefelidir.Tamanen çini mozayiklarla kaplı mihrap Anadolu Selçuklu devri özellillerini yansıtır.
Etiketler:
afyon,
kasım paşa,
mısri cami,
türbe
14 Haziran 2009 Pazar
Afyonkarahisar'da Tarihi Mescitler
YUKARI PAZAR MESCİDİ:Afyon,daki Secuklu eski Eserlerinden biri de Yukarı Pazar Mahallesi'ndeki Yukarı Pazar Mescididir.Kitabesine göre 1264 yılında yaptırılan bu mescid,kare planlı ve kubbeli basit bir yapıdır.Sol duvarına bitişik taş ve tuğla örğülü bir minaresi vardır.Gerek mimari uslubu,gerekse iç ve dış süslemeleri yönünden hiç bir özelliği yoktur.
KUYULU MESCİD
Afyon'daki Kuyulu Mescid,kare planlı ve tek kubbeli Selcuklu Mescidleri üslubundadır.13.yy.lın sonlarında yaptırıldığı sanılmaktadır.Kuzey doğu köşesinde yer alan tuğla örğülü minaresi tipiktir.Minarenin kaidesinde bir sıra taş ve iki sıra tuğla kullanılmış olup yıldız vari üçgen dolgularla silindirik gövdeye geçilmektedir.Gövde baklava şeklinde frize renk tuğlalar kullanılmıştır.
KUBBELİ MESCİD:
Afyon'da Beylikler dönemine ait Kubbeli Mescid,M,1331 yılında Sahipata oğlu Nusretuddin Ahmet bin Mehmet'in emriyle idris oğlu Hacı Ali tarafından yaptırılmıştır.Kitabede geçen Nusretuddin Ahmet bey,Sahip Ata Oğullarından Şemseddin Mehmet beyin oğlu ve Gerniyan oğlu 1.Yakup Beyin damadıdır.Kare pilanlı ve tek kubbeli basit bir yapıdır.Dıştan onikigen kasnağa oturan kubbenin ve kasnakla duvarların üst kenarları arasıda kalan kısımların üzeri kiremitle kaplanmıştır.İlk haliyle minaresiz olması gereken mescidin kuzey duvarı ortasına geç dönemde oturtulan ahşap minare kaldırılarak,yakın zamanlarda yapıldığı düşünülen kağir,silindirik gövdeli,tek şerefeli minare inşa edilmiştir.En büyük özelliği kuzeyde,sivri kemerli süt beyazı mermer profil çerçeveli ahşap kapı kanatlıdır.Agaç oymacılığının gecme işciliğinin güzel bir örneğidir.İki ahşap bloktan meydana getirilen kapı kanadının ortasındaki dairevi madalyon alt ve üsttekiler geniş,yandakiler dar olmak üzere dört taraftan bordürlerle sınırlanmıştır.Alt ve yan bordürerin yüzeyi kıvrım dalı rumi palmet motifleriyle süslenmiştir.Üstteki bordürde nesih yazıyla,onlara söyle denir;Siz ve eşleriniz kutlulukla ve sevinerek cennete giriniz,ayeti işlenmiştir.Beşgen ve yıdız formla geometrik geçmelerin arasında kalan yüzeyler,kıvrım dallı rumi motiflerinden oluşmuştur.Afyonda ayrıca,Beylikler dönemine ait1355 yılında yaptırılan Arasta Mescidi,1397 yılında yaptırılan Kabe Mescidi ve yine 1397 yılında yaptırılan Akmescid bulunmaktadır.Beylikler döneminin kare planlı ve tek kubbeli,kuzeyinde eyvanı yer alan bu yapıların süsleme yönünden hiçbir özelliği yoktur.
Etiketler:
afyon,
selcuklu,
tarihi mescidler
12 Haziran 2009 Cuma
Afyonda Caz Festivali Sona Erdi
Bir Hazirada başlayan 8 hazirada sona eren Klasik müzik ve Caz Festivali. Cek Cumhuriyeti ve diğer Avrupa kentlerinden çok sayıda sanatcı,bu çerçevede Afyonkarahisar'a geldi 2006,2007,2008 ve bu yıl yapılan Klasik Müzik ve Caz Festivalleri'ne katılarak konser verdiler.Festivallerin sosyal hizmet,eğitim ve kültürler arası iletişim boyutlarını çok iyi anlayan ve benimseyen sanatcılar,Afyon'un köy ve kasabalarındaki okullarada gönüllü olarak giderek buralarda workshoplar ve şöyleşiler gerçekleştirdiler.Prag'lı Müzisyenler'in Afyonkarahisar'da verdikleri konserler de kentte ilğiyle karşılandı.Konserlerin sanatsal düzeyi'de konserleri izleyen eleştirmen ve sanatcılardan büyük övgüler aldı.Bazı eleştirmenler,Türkiye'nin kültür başketti İstanbul'da dahi böyle deneysel öncü konserlere pek fazla rastlanmadığını belirttiler.Kişisel çabalar ve iyiniyet ile gerçekleştirilen Afyonkarahisar-Prag müzik ve sanat işbirliğimde her yıl katılan müzisyenlerin ve verilen konserlerin sayısı artıyor.Kısıtlı ekonomik inkanlara karşın bu yılda bu işbirliği gelişerek devam etti.Afyonkarahisar Festivalleri'nin şindiki hedefi,önümüzdeki yıl yapılacak onuncu yılı en anlamlı ve coşkulu biçimde gerçekleştirmek. Önümüzdeki yıl boyunca Praglı müzisyen dostlarımıla bizleri yoğun bir yıl bekliyor.Görüntüleri konser verilirken kalabalıktan çekemedim bende Purava yaparlarken çektim.
8 Haziran 2009 Pazartesi
İĞDE DEDE TÜRBESİ
Arkadaşımla Afyonkarahisar'ın tarihi mekanlarını ve Tarihi evlerini gezerken şimdiye kadar adını duymadığım bir Türbeye uğradık.Arkadaşınım anlattığına göre Şavaş Ay da burada çekim yapmış.İğde Dede Türbesi Türbe kayanın yan tarafı oyularak yapılmış.Kayanın içinde çıplak gözle de görülüyor.Türbeye yaklaşırken sizleri mis gibi İğde kokuları karşılıyor.Afyon'a kuş bakışı baka bilirsiniz.Hıdırlığın Altında ben bir Afyonlu olarak böyle bir çok yerin olduğunu bilmiyordum.Geze geze öğrendim.Arkadaşımın anlattıgına göre evlenecek vakte gelen genç kızları cuma günleri türbeye getirip dilek deletirlermiş.Allah da burada yatan zatın hürmetine dileklerini kabul edermiş.Tabiki Herşeyi Allahtan dilemeliyiz.Dua ederken Allahın burada yatan Evliyanın hürmetine dualarımı kabul'et diyerek dua etmeliyiz.Yoksa İğde Dede benim dualarımı kabulet ben iyi bir eş bulayım diyerek dua edilmez bu şekilde edilen dua Allah korusun adımı dinden çıkarır.Çümkü Allaha şirk koşmak olur.Herşeyi Allahtan dileyip orada yatan zatın hürmetine dualarımı kabul et denir.Allahta Evliyanın hatırına belki dualarımızı kabul eder.İgde Dedeye gitmek için İmaret Camisinin yantarafından Hıdırlık yolundan gidilir.
28 Mayıs 2009 Perşembe
Afyonkarahisar Caz Festivali
Prag-Afyonkarahisar Müzik Dostluğu Beşinci Yılına Doğru:Artık Caz Festivalleri'nin dokusuncusunu gerçekleştirerek onuncu yılına doğru uzandık.Prag-Afyon müzik dostluğu da önümüzdeki sene beşinci yılına giriyor.Gelecekyıl hep birlikte Anadolu'nun en uzun soluklu ve sürdürülebilen tek Caz Festivali ile medeniyetler arası dostluğun nasıl olacağının en ğüzel örneğini vereceğiz.Bundan dört yıl önce Türkiye'den müzisyen,eleştirmen,basın mensubu ve sanatcıların 2005 Prag Open Caz Festivali'ne katılmalarıyla başlayan Prag-Afyonkarahisar şehirleri arasındaki bu dostluk buyılda devam ediyor.Afyonkarahisar Caz Festilavali inisiyatifiyle başlatılmış olan bu sivil sanat hareketi,Prag'lı önemli müzisyenlerin aktif katılımları ile artık farklı bir ivme kazandı.Bu karşılıklı çaba ile birlikte Festival'in temel hedefleri arasında bulunan Kültürler arası diyaloğda önemli bir aşama kaydedildi.Tümüyle sivil bir girişim olan bu işbirliği daha sonra Prag'lı sanatcılar ve Afyonkarahisar Caz ve Klasik Müzük Festivalleri Genel Yönetmeni Hüseyin Başkadem'in kişisel ve çok etkin çabalarıyla iki şehir arasında uzun vadeli müzikal bir dostluğa dönüştürüldü.Cek Cumhuriyeti ve diğer Avrupa kentlerinden çok sayıda sanatcı,bu çerçevede Afyonkarahisar'da 2006,2007,2008 ve bu yıl yapılan Klasik Müzik ve Caz Festivalleri'ne katılarak konser verdiler.Festivallerin sosyal hizmet,eğitim ve kültürler arası iletişim boyutlarını çok iyi anlayan ve benimseyen sanatcılar,Afyon'un köy ve kasabalarındaki okullarada gönüllü olarak giderek buralarda workshoplar ve şöyleşiler gerçekleştirdiler.Prag'lı Müzisyenler'in Afyonkarahisar'da verdikleri konserler de kentte ilğiyle karşılandı.Konserlerin sanatsal düzeyi'de konserleri izleyen eleştirmen ve sanatcılardan büyük övgüler aldı.Bazı eleştirmenler,Türkiye'nin kültür başketti İstanbul'da dahi böyle deneysel öncü konserlere pek fazla rastlanmadığını belirttiler.Kişisel çabalar ve iyiniyet ile gerçekleştirilen Afyonkarahisar-Prag müzik ve sanat işbirliğimde her yıl katılan müzisyenlerin ve verilen konserlerin sayısı artıyor.Kısıtlı ekonomik inkanlara karşın bu yılda bu işbirliği gelişerek devam etti.Afyonkarahisar Festivalleri'nin şindiki hedefi,önümüzdeki yıl yapılacak onuncu yılı en anlamlı ve coşkulu biçimde gerçekleştirmek. Önümüzdeki yıl boyunca Praglı müzisyen dostlarımıla bizleri yoğun bir yıl bekliyor.
22 Mayıs 2009 Cuma
Afyonda Düğün Adetleri
Afyonda Düğün adetleri Bakır kap Geleneği:Afyonda yaşatılan güzel geleneklerimizden biri de doğumdan ölüme daima beraber içiçe yaşanan davetlerdir.Bu davetler düğün,sünnet düğünü,hacı düğünü,Zinardı daveti,oğlan kınası,el öpme,çeyiz indirme törenlerindeki davetlerdir.
Törenlerde sunulan yemeklere ise sıra yemekleri adı verilir.Sıra yemeklerinin bir kısmı yakın akrabalardan gelen yemeklerin sunulması ile yapılır.Bunlar,doğum,ad koyma ve ölüm yemekleridir.Bir kısmı da ev sahibinin çağırdığı aşcılar tarafından yapılır.Bu yemekler ise;Sünnet düğünü,hacı düğünü,el öpme ve çeyiz indirme davet yemekleridir.Sıra yemeklerinde ikram yapılan yemeklere Afyon'da takım adı verilir.Yemeklerin ikram sırasına'da takım düzme denir.Hemen her sıra yemeğinin bir takım düzeni vardır.En iddialı ve bol çeşitli takımı düzeni el öpme ve çeyiz indirme davetlerindeki ikramlardır.Bu yemeklerde en az üç çeşit et yemeği üç çeşit tatlı bulunur.Geleneksel sıra yemekleri meydan sofrası adı ile anılan sofralarda ikram olunur.Meydan sofraları yuvarlak,çok geniş yemek sinilerinin çevresine oniki kişinin otura bileceği büyüklüktedir.Bu sofralarda herkes ortaya konan kaptan yemek yer.Hijyenik açıdan ne kadar sakıncalı olduğu tartışılırsa da kaşığını kullanmasını bilen davetlilerce kaşığın sağ tarafı ile kaptan alınır sol taraf ile içilir.Bakır tencere ve kazanlarda kadın veya erkek aşcılar tarafından pişirilen bu nefis yemekler,bakır sinilerde bakır tas,sahın ve mertebaneler içinde davetliler içinde ikram edilir.Gelişen teknoloji ile birlikte yeni madeni kapların ortaya çıkması bakır kap kullanımını azalmasına sebeb olmuştur.Oysaki bakır kapkullanımı Anadolu kap kacak kültüründe önemli bir yere sahiptir.Geleneklerine sıkı sıkıya bağlı olan Afyonkarahisar halkında da bu olgunun devan ettiğini görmekteyiz.
Törenlerde sunulan yemeklere ise sıra yemekleri adı verilir.Sıra yemeklerinin bir kısmı yakın akrabalardan gelen yemeklerin sunulması ile yapılır.Bunlar,doğum,ad koyma ve ölüm yemekleridir.Bir kısmı da ev sahibinin çağırdığı aşcılar tarafından yapılır.Bu yemekler ise;Sünnet düğünü,hacı düğünü,el öpme ve çeyiz indirme davet yemekleridir.Sıra yemeklerinde ikram yapılan yemeklere Afyon'da takım adı verilir.Yemeklerin ikram sırasına'da takım düzme denir.Hemen her sıra yemeğinin bir takım düzeni vardır.En iddialı ve bol çeşitli takımı düzeni el öpme ve çeyiz indirme davetlerindeki ikramlardır.Bu yemeklerde en az üç çeşit et yemeği üç çeşit tatlı bulunur.Geleneksel sıra yemekleri meydan sofrası adı ile anılan sofralarda ikram olunur.Meydan sofraları yuvarlak,çok geniş yemek sinilerinin çevresine oniki kişinin otura bileceği büyüklüktedir.Bu sofralarda herkes ortaya konan kaptan yemek yer.Hijyenik açıdan ne kadar sakıncalı olduğu tartışılırsa da kaşığını kullanmasını bilen davetlilerce kaşığın sağ tarafı ile kaptan alınır sol taraf ile içilir.Bakır tencere ve kazanlarda kadın veya erkek aşcılar tarafından pişirilen bu nefis yemekler,bakır sinilerde bakır tas,sahın ve mertebaneler içinde davetliler içinde ikram edilir.Gelişen teknoloji ile birlikte yeni madeni kapların ortaya çıkması bakır kap kullanımını azalmasına sebeb olmuştur.Oysaki bakır kapkullanımı Anadolu kap kacak kültüründe önemli bir yere sahiptir.Geleneklerine sıkı sıkıya bağlı olan Afyonkarahisar halkında da bu olgunun devan ettiğini görmekteyiz.
28 Nisan 2009 Salı
İmaret Cami

Afyon,gökyüzüne asılı bir balkon gibi duran kalesine nispet bir mimareler şehridir,Ulu Cami,Kuyulu Cami,Mevlevi Türbe Cami,Güdük Cami,Yeni Cami,Arap Cami,Burmalı ve Başçeşme Cami Minareleri,kaleyi çevreleyen esrlerimizdendir.Mevlevilik Konya'da doğup Afyonda gelişerek,Mevlana'nın torunlarından Sultan Divanı tarafından tüm dünyaya maledilen bir hümanizimdir.Afyon Mevlevi Dergahı'ndan yetişen Hızır Dede Sakız Adası'nda,Derviş Hamit Midili Adası'nda,Ahmet Safayi Dede Mısır'da,Ali Rumi Sandıklı'da,Nurullah Dede Eğirdir'de görevlendirilerek dergah açmışlardır.Ayrıca İstanbul Galata,Kütahya ve Bursa'da da Afyon Mevlevi Dergahı'na bağlı dergahlar kurulmuştur.İlk kadın Mevlevi Şeyhi Güneş Hatun,Afyon Mevlevi dergahından yetişmiştir.Babası Arif Çelebi'nin ölümü üzerine oğlu olmadığından Dergah Mütevellisi ve Postnişini olmuştur.İmaret Cami Gedik Ahmet Küllüyesi:Bir vakıf eseri olup,1475,de Sadrazam Gedik Ahmet Paşa tarafından,Mimar Ayaz Ağa'ya cami,medrese,hamam ve imaret olarak yaptırılmıştır.Küllüye içindeki cami,ardarda iki kubbesi ve yivli minaresiyle sanat tarihi açısından örnek bir yapıdır.Afyon'un en güzel esrlerimden olan küllüyenin camisi13,hamamı 11,Medresesi 26 kubbelidir. kaynak Afyon Belediyesi
19 Nisan 2009 Pazar
Afyon Ulu Cami
Afyon'un en büyük camilerinden biri olan Ulu Cami Anadolu Selçukluları devrinde 1272-1277 yıllarıda Sahipata Nusreddün Hasan tarafından yaptırılmıştır.Kendi adı ile Meşhur mahallede kargir dört köşe kalın duvarlar üzerine toprak damlıdır.şimdi üzeri çatıil kaplıdır.Damı beş sırada sekiz erdem kırk ahşap sütün üzerine oturtulmuştur.Ahşap sutünlar üzerine konan sutün başlıkları sarkıt ve baklava dilimlidir.Başlıklar üzerine konan ahşap atkıların yan yüzleri renkli motiflerle işlenmiş isede,bugün çok az izleri kalmıştır.Doğuya,batıya küzeye bakan üç kapısı vardır.Selçuklu tarzı oymalı iki kanatlı Mimber kapakları üzerindeki kitabede sureler ile ilk yapım tarihini belirten yazı vardır.Mimarı Emir Hac Bey'dir.Caminin ilk büyük onarımı M.1341 yılında Muzafferrüddünoğlu Minüddün Emir Abdullah bey tarafından yaptırılmış ve doğu cephedeki kapı üzerine bir yazıt konulmuştur.Zamanımızda eski biçimi korunarak yeniden onarılan cami,ahşap minaresi ve sırlı tuğlalı baklava dilimi tuğla minaresiyle Selçuklu döneminin essiz örneklerinden biridir.
Etiketler:
afyon,
selçulusahipata,
ulu cami
10 Nisan 2009 Cuma
Historical and Cultural Environment in Afyon
Cultural and tourism activities in the province and around the case of very old and deep-rooted cultural structures yeri.İlimizin vardır.Bu and the historical works also with the archaeological research in the residential area kanıtlanmıştır.İlimiz and M.Ö.4000 'li year uzanmaktadır.İlimizde to Ulu Mosque , İmaret Mosque, Afyon Castle, the Stone Brook township Han, Anıtkaya caravan palace, İhsaniye County, the Town Döğer, Döğer Kervansarayı, Sincan Küllüyesi Painted with the District, belonging to the Seljuk and Ottoman period, mainly eserlerdir.Frig, Byzantine and Roman period Ayazin the metropolis (İhsaniyede) , Göynüş the serpentine valley, Aslankaya and Maltaş, Kırkinler (İscehisar), Kırkgöz Bridge (Bolvadin) arasındadır.Başta historical structures to be cave Kırkinler, Ayazin, Dipevler cave, Burn in, etc., on the rock carvings of the temple and mezarlarlar.Üçlerkayası köyün'de content top of the hill Bostan, rock placement, stone tomb chambers, stone tombs, üçlerkayası rock yerleşimleri.Sağlık lucky açısındanda tourism as the region of our thermal plants; Afyon Ömer-night spa tourism center announced edilmiş.Bolvadin Heybeli spa, the spa and Gazlıgöl Sandikli Hüdai spa tourism within provides services on a large scale and number of each geçengün plant is considered as artmaktadır.Yöremizde Mermercilik especially a big bacasıs industry has developed rapidly.
8 Nisan 2009 Çarşamba
AFYON KALESİ

Afyon Kalesi:M.Ö.1350 yılında Hitit Kralı 11.Murşil tarafından yapılmış Arzava seferi istihkam olarak kullamılmıştır.Daha sonra bu kalenin etrafında şehir kurmaya başlamışlardır.Selçuklular zamanında 1.Alaeddin Keykubat,1231 yılında lalası Bedrettin Cevhertaşı kale dizdarı olarak görevlendirdi.Cevhertaş kalenin burç ve bedenlerini onardıktan sonra,yukarı kısnımda güneye bakan en yüksek yerde küçük minareli ve mihrabı çiniden olan mescid onun duğu yanında bir saray ve şehir kenarında da bir medrese yaptı.Bunlar yapıldıktan sonra 1233 yılında açılış törenleri yapıldı.Bu törenlerde 1.Alaeddin Keykubat ile bir çok emir ve bilginler katıldı.Önemli kişiler arasında Mevlana Celaleddin Rumi de vardı.Afyon Kalesi Osmanlılar devrinde ıı Selimi'n emriyle Mahmutbey tarafından tekrar onarıldı.(1553) Yüksekliği 226 medredir.Günümüzde burçları,kız kulesi ve sarnıçları hala özelliğini korumaktadır.Kaleye kayalara oyulmuş merdivenlerle çıklırdı şimdi ise yeni basamaklarla çıkılmaktadır.Kalenin kız kulesi diye anılan yerinde kızlar Ahtım Bahtım Evlenmek Vaktim diye ağırırlar.Bu çok eski bir gelenektir.Afyon Kalesi Büyük Türk Seyyahı Evliya Çelebi tarafından da gezilmiştir.daha Fazla bilgi için http://www.uclerkayasi.com/ site adresinden bulabilirsiniz
31 Mart 2009 Salı
Afyonda Turizm Faaliyetleri

Kültürel ve Turizm faaliyetleri olgusu içinde il ve çevresinin yeri.İlimizin çok eski ve köklü bir kültür yapısı vardır.Bu da yapılan arkeolojik araştırmalar ve bulunan tarihi eserlerle kanıtlanmıştır.İlimiz ve yöresindeki yerleşim M.Ö.4000'li yıllara kadar uzanmaktadır.İlimizde Ulu cami,İmaret camii,Afyon Kalesi,Çay ilçesinde Taş Han,Anıtkaya Kervan sarayı,İhsaniye İlçesi,Döğer Kasabasında,Döğer Kervansarayı,Sincanlı İlçesinde Boyalı Küllüyesi,Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait başlıca eserlerdir.Frig,Bizans ve Romalılar dönemine ait Ayazin metropolisi(İhsaniyede),Göynüş vadisindeki Yılantaş,Aslankaya ve Maltaş,Kırkinler(İscehisar),Kırkgöz Köprüsü(Bolvadin) tarihi yapılar arasındadır.Başta Kırkinler mağarası olmak üzere,Ayazin,Dipevler mağarası,Yanık in,vb,kayaya oyma Tapınak ve mezarlarlar.Üçlerkayası köyün'de erikli tepe Bostan tepesi,kaya yerleşimleri,kaya mezar odaları,kaya mezarlar,üçlerkayası kaya yerleşimleri.Sağlık turizmi açısındanda şanslı olarak nitelendirilen yöremizdeki Termal tesislerden;Afyon Ömer-Gecek kaplıcaları turizm merkezi ilan edilmiş.Bolvadin Heybeli kaplıcası,Gazlıgöl kaplıcası ve Sandıklı Hüdai kaplıcası iç turizme büyük ölçüde hizmet vermekte ve her geçengün tesis sayısı artmaktadır.Yöremizde özellikle bacasıs sanayi olarak nitelendirilen Mermercilik büyük bir hızla gelişmiştir.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)