Haşhaş Hititler döneminden (M.Ö. 2000 yılları ) beri orta Anadolu'da ekimi yapılmakta olan bir bitkidir.Bu bitkinin Hitit dilimde karşılığı olan Hassikka kelimesinin buğün kullanılan haşhaş kelimesi ile olan yakınlığı çok ilgi çekicidir.Ayrıca bu kelime Hititce uyumak ve teskin etmek kelimeleriylede alakalıdır.Yine Hititlerin zengin ekmek çeşitleri arasında haşhaş tohumu ballı bir ekmek çeşiti bulunmaktadır.Yine milattan önce 333'de ilk Roma Cumhuriyeti çağında basılan şehir sikkeleri arasında Suhutta basılmış buğday başağı ve haşhaş kellesi resmi bulunmuştur.Yine elinde haşhaş kellesi , buğday başağı ve keten bitkilerinden bir demet tutan şehir tanrıçası resmi Emirdağ ve Suhut sikkelerinde vardır.Bu bulgulardan miladdan önce Afyonkarahisar ili bölgesinde haşhaş ekiminin yapıldığı anlaşılmaktadır.Haşhaş yurdumuzun fazla yağışlı Doğu Karadeniz ve fazla sıcak Güney doğu Anadolu Bölgeleri hariç hemen yer yerinde yetiştirilmektedir.Bununla beraber en iyi ekolojisini ise batı geçit ve göller bölgesinde bulunmuştur.Türkiye'de haşhaş ekimi 1933 yılına kadar belirli bir sınırlamaya gidilmeden yapılmıştır.1933 yılından itibaren muhtelif tarihlerde haşhaş ekimine sınırlamalar getirilmiştir.Halen Haşhaş ekimi yedi ilimizde yapılıyorsa'da en fazla ekim alanına Afyon ilimiz sahiptir.Haşhaş ekiminin yasaklanması bölge çiftçisinin ve memleketimizin alehine olmuştur.Türkiye dünya afyon ticaretindeki yerini kaybederken önemli bir döviz kaynağından mahrum kalmış,afyon toplanmasında çalışanlar işlerini kaybetmiş,yasaklanmanın başladığı tarihte kapasitesi 25 bin ton dolayında olan bölgedeki yağhaneler atıl duruma düşmüş,yağ elde edildikten sonra geriye kalan küsbe bölge hayvanlarına yedirilen tek ve önemli yem iken yasakla beraber bu yem kaynağıda ortadan kalkmıştır.Türk çiftçisinden yasakla birlikte büyük fedakarlık beklenirken batı ülkelerinde suni uyusturucuların imal edilmeye devam etmesi ve kaçakcılık piyasasının önlenememesi Türk kamu vicdanını şiddedli bir şekilde rahatsız etmiştir.Kaynak Afyon Belediyesi yayınları
hitit etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hitit etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
12 Temmuz 2009 Pazar
17 Nisan 2009 Cuma
KİLİSE,AMORİUM
Hisar(Amorium) Örenyeri:Amorium antik kenti,Emirdağ'a 12 km.Afyon'a 82 km.uzaklıktadır.Kazı çalışmaları 1988 yılında Oxford Üniversitesinden merhum Prof.R.M.Harrisson tarafından başlatılmış.1993,den bu yana Dr.Christopher Lightfoot bu görevi üstlenmiştir.Amorium kenti içinde yer alan höyük ile birlikte(M.Ö.3.bin) Erken Bronz Çağı'ndan itibaren Hititler ve Frigler tarafından iskan edilmiştir.Hititler döneminde isminin Aura olduğu zannedilmektedir.Kentten ilk bahseden antik kaynak,Roma İmparatoru Augustus devrinde (M.Ö.27-M.S.14) YAŞAMIŞ olan coğrafyacı Strabon'un eseridir.Aynı zamanda şehir Geçö Hellenistik dönemden (M.Ö.2-1.y.y.),Roma İmparatoru (Carcallaya 198-217) kadar olan üç yüzyıldan fazla bir süre kendi adına para bastırmıştır.Roma döneminde ufak bir kent olan Amorium Genç Antik dönemde hızla önem kazanmıştır.Kentteki önemli yapılardan biri İsavralı Bizans İmparatoru Zenon yönetiminde oluşturulmuştur.M.S.5.y.y.son çeyreğinde aniden başlayan bu yapı evresinin nedenleri henüz açıklanamamıştır.M.S.7.y.y.da Amarium,başkent İstanbuldan (Konstantinapol) güneye,Suriye'ye doğru giden önemli bir karayolunun üzerinde yer almasıyla hem idari hem askeri açıdan önem kazanmış ve Konstantinepol'den sonra ikinci büyük kent olmuştur.Bu dönemlerde,5.Leon'u bir ayin sırasında kilisede öldüren (25 Aralık 820 ) arkadaşı Mihail,İmparator olunca Amorium veya Frigya sülalesi,Bizans tahtına sahip olur.ve 2. Mihail olarak bilinen bu İmparatorun ölümüyle yerine oğlu Theophilos (829-842),Theophilos'un ölümüyle halefi olarak yerine 6 yaşındaki oğlu 3. Mihail 856 yılında dayısı Bardas'a yardım ederek annesi ve çevresindekilerden ikdidarı alıp ona verir ve 867 yılında yanına aldığı Basileos tarafından öldürülerek Amorium sülalesi dönemi son bulur.Frigler hakkında daha fazla bilgi için buraya tıklayın
8 Nisan 2009 Çarşamba
AFYON KALESİ

Afyon Kalesi:M.Ö.1350 yılında Hitit Kralı 11.Murşil tarafından yapılmış Arzava seferi istihkam olarak kullamılmıştır.Daha sonra bu kalenin etrafında şehir kurmaya başlamışlardır.Selçuklular zamanında 1.Alaeddin Keykubat,1231 yılında lalası Bedrettin Cevhertaşı kale dizdarı olarak görevlendirdi.Cevhertaş kalenin burç ve bedenlerini onardıktan sonra,yukarı kısnımda güneye bakan en yüksek yerde küçük minareli ve mihrabı çiniden olan mescid onun duğu yanında bir saray ve şehir kenarında da bir medrese yaptı.Bunlar yapıldıktan sonra 1233 yılında açılış törenleri yapıldı.Bu törenlerde 1.Alaeddin Keykubat ile bir çok emir ve bilginler katıldı.Önemli kişiler arasında Mevlana Celaleddin Rumi de vardı.Afyon Kalesi Osmanlılar devrinde ıı Selimi'n emriyle Mahmutbey tarafından tekrar onarıldı.(1553) Yüksekliği 226 medredir.Günümüzde burçları,kız kulesi ve sarnıçları hala özelliğini korumaktadır.Kaleye kayalara oyulmuş merdivenlerle çıklırdı şimdi ise yeni basamaklarla çıkılmaktadır.Kalenin kız kulesi diye anılan yerinde kızlar Ahtım Bahtım Evlenmek Vaktim diye ağırırlar.Bu çok eski bir gelenektir.Afyon Kalesi Büyük Türk Seyyahı Evliya Çelebi tarafından da gezilmiştir.daha Fazla bilgi için http://www.uclerkayasi.com/ site adresinden bulabilirsiniz
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)